SÛBHANALLAHÛL KUDDÛSÜN NUR
Övgüye layık olan Allah noksanlardan uzaktır. O Allah ki eksikliklerden münezzehtir. Yüce sıfatların sahibi olan Allah, alemleri ışığıyla aydınlatan ve doğruya döndürendir. O bütün sıfatların sahibidir. Yektir ve tektir.
EBCEDİ: 679
Arınma ile bembeyaz bir sayfa, yepyeni bir hayat açmanın ve en güzel yansımanın yaşam hali bu terkipte saklıdır. Dileyen bu güzelliği alır, dileyen ise rengini hem kendinde hem de denginde dahi karartır.
Yaşanmış ve yaşanacak tüm zamanların en büyük arınma zikridir. Bu zikri uzun bir süre yapıp tamamlayan, devamında Ya Müminül Vitr zikrini de okuyan her kişi sıfatları açığa çıkarır. O artık kendinden üstündür. Hayat kendine üstünlük kuranların dünyasıdır. Kendinizi yenin. Nefsiniz size hizmetkâr olmazsa eğer köle gibi kaderin etrafında dönersiniz. Nefse hizmet etmek halife olan insanın köleliğidir.
Güzel zamanlar başlangıçlardan ibaret değildir. Hep başlamada kalmayın. Devam ettirin. Sana ışık tutacak terkibin sırrı burada Nur’dur. Bu terkip güzel tarafın zikridir. Yolunuzu açık tutun. Geçen ömrünüzdür.
Düzeni terk etme. Her ay beklediğin maaş veya herhangi sayılı bir gün için çektiğin zaman ne yazık ki koca ömründür. Çektiğin ömründür. Yaşamak her ay sonunu iple çek diye verilmedi. Kendine gel, kendine dön ve hayatı maddeye kurban eyleme. Manayı temizle ki madde sana kendisi gelsin. Yoksa her ay iple çektiğin o zaman, kendi ömrünün dar ağacında boynuna vurduğun iptir.
Seni düzene sokacak ve faydalı yola odaklayacak olan Sûbhanallah’tır. Noksanlardan uzak olana tabii olanın hayatı, kendi aydınlığına ışık olur. Ömrünüzün kendi yaşamına ışık olması yüceliktendir. Yücelin ve yükselin. Ne çok seviyorsunuz dipte kalmayı. Oysaki yücelik O’ndandır.
Her şeyin sebebini öğreten O’dur. Bilmek seni durdurmaz, heyecanlandırır. Bu heyecanı güzelliğe çıkaracak olan Kuddûs’tür. Heyecanı benliğinle ve bir olarak yaşatacak olan O’dur. Ne çok seviyorsun insanlara tutunmayı. Onlar seni yorar. Sen Rabbine yönel. Orada baharlar çiçeklerine renk vurur, ömrüne ise ışık sunulur.
Arınmanın ve günahlarından utananların zikridir. Rabbin gel der, dön der, sen buraya dön, Rabbine yönel. Eni sonunda zaten döndürüleceksin. Fakat zaman sana zalim bir yar olmadan dön bu yörüngede, yıldız gibi, ay gibi dön kendine. Ne saptır kendini ne de yörüngeden çık.
Evrendeki bütün enerji akışının zikridir. Kendini bir türlü değiştiremeyenlerin zikridir. Nur sana ışık verecektir. Kuddûs’ten uzaklaşma, Allah hep Sûbhan’dır.
İnsan kaybetmeyi sever. İstikamet gidince insan kaybeder. Diğerleri kazançtır. Ölüm, ayrılık ve hayat kazançtır. İstikameti olan kaybetmez, ölüm gelir kavuşma olur, ayrılık gelir başlangıç olur, yaşamak gelir en güzel hal olur. Senin istikametin her olana kaybetmek süsü vermekse, senin istikametin kaybetmektir. Oysaki hepsinin adı belirli bir yazgıda yaşamaktır. Kader ise insanın kendisidir. Kamet et istikamete gir.
Arınmanın, dua katında zirvesi bu terkiptir. Dilini ve hayatını yumuşat. Sert enerji seni koruyor gibi durabilir. Fakat hep hedefte olmana sebep olur. O hedefi en çok sen vurursun. Yavaşlat ve yumuşat. Bu insanın kendi vaziyetini dışarıdan izlediği bir zikirdir.
Ayrıntı 3 haldedir. Rahmânî, insanî ve şeytanî olmak üzere 3’e ayrılır. Ayrıntıyı bilmek Rahmânîdir. Ayrıntıya girmek insanîdir. Fakat ayrıntıya düşmek şeytanîdir. Ayrıntıyı bil ve öğren, fakat ne oraya gir ne de oraya düş. Senin izin doğru olanda gitmektir. Ne vakit kaybetmektir işin ne de güzelliklerin uzağında kalmaktır. Görevin güzelliğe ulaşıp, kavuşmaktır. Senin ondan uzak tutan ayrıntıya girme ve düşme.
Bu terkip öyle bir zikirdir ki; arş onu tespih eder, eksiklikten münezzeh olanın sana ihtiyacı olmaz. Senin ihtiyacın ise bitmez. İnsan ihtiyaç üzerine fıtratlanmıştır. İhtiyacım yok, imkânım yok diyerek diline alıştırma sakın. Bu sözler senin düşmanındır. Hiçbir zaman ihtiyacım yok deme. Rabbinden sınav talep etme. Düşersin bir darlığa ve olmaza, sonra ihtiyaç sahibi olduğunu her öğünde tadarsın. İmkânım yok deme, imkân Rabbinin katında acizdir. Bu öyle bir zikirdir ki ne sen imkânı ararsın ne de ihtiyaç seni. Hepsi sana verilir, arınmış olana serilir.
Zamanın merhemi her zaman sizi iyileştirmez. Bazen o iyileşme bir uyuşturucu misali uyuşturur. Uyuşukluk bitince kalktığın ses içinin ağıtlarıdır. Merhem, Rabbinin ihtiyaçlarına yetiştirdiği imkanlarıdır. Belki de düşerken tutunma diyen kalbini duyduğunda, söylediğin ağıtlar baharların şarkılarıdır. Seni temizleyecek olan Kuddûs’tür. İmkân verecek olan Sûbhanallah’tır. O imkânı zamana yayacak olan Nur’dur.
Karanlıktan aydınlığa çıkartan O’dur. İçinin karanlığıdır korkman gereken. Gecenin karanlığı ibadet sahanız olmalıdır. Sizi karanlıktan korkutan şey; ışıktan yoksun olmanız değil, karanlıktan yoksun olmanızdır. Korkmayın, korkunuz her gün elinizden akıp giden o yüce ömrünüz olsun. Eriyorsunuz, her gün biraz daha ölüyorsunuz. Nedendir bu zaman ipini boynuna vurmak. Rabbinin ipine sarıl. O seni aydınlıklara çıkarır. Zamanlar arasından böyle geçersin. Zaman bir trendir. Vagon değiştirebilirsin. Alemlerin Rabbi olan Allah Sûbhan’dır.
Bu terkibi okuyanların üzerinde ne nazar kalır ne de kötü kırık enerjiler. Siz aydınlığın bir silüetine bürünüp, kendi yolunuza ışık olursunuz. Ne önünüzde duran olur ne de sizi kırmaya çalışan. Kötüyü kör edersiniz, kendinizi ihya. O zaman terkibi kalbinize sarın ve devam edin. Devam ettiğiniz ömrünüzdür.
Bu zikirden ilim isteyen ilim, heybet isteyen heybet, muhabbet isteyen muhabbet alır. Rabbin hükmünde olanlar, kulların isteklerine göre verilir. Doğru olanı Rabbin verir. Fakat gönlü doğru ve arınmış olana her şey serilir. Sana her gün anlatılan ve sevdirilmiş fakirlik senden ayrılmış olur. Doğru sevgili zenginliktir. En çok zengin Ol’an Rabbindir. Zenginlikten utanma, zenginlik Rabbinin bir sıfatıdır. Zengin olmayı dilemekten utanma. Rabbin hükmündekiler verildiği zaman, serilen imkanlardır.
Şansınızı yükseltir. Yıldız düşüklüğü diye adlandırılan alan temizlenir. Auranız parlar ve her yerden fark edilirsiniz. Davetler artık ardınızdan koşar. Siz O’nun rızasıyla yücelen ve yükselenlerden olursunuz. Başınız beşerîyata dik, Rabbinize eğik olmalıdır. İslamiyet’in kelime anlamı budur. Elif ve Vav misali.
İdraki alır arşa çıkarır. Farkındalığı su gibi içenlerden olursunuz. Vesvese artık sizden yana ölüdür. Diri olan kalbiniz sizi her nefeste ihya eder. Derler ki ömür her zaman şahit tutar mı nefse karşı galip gelmeyi. ‘’O’’ der ki arınan ve nefsine üstünlük sağlayan kurtuluşa erenlerden olmuştur. Erenlerden olun. Kaybedenlerden değil. Terkibin gücüne sırtınızı verin ki sırrına nail olasınız. Sizi bütün bağımlılıklardan kurtarır. Felah olup kurtuluşa erin. Bilinçaltını toparlayan ve sıfırlayan bu zikir ömürlük bir anahtardır. Sizi gören gözlerde güzellik algısı oluşturan bu zikir, aşkın da zikridir. Doğru olanın güzel olanla buluştuğu arınmış bir dergahtır. Dergâha hoş geldiniz…