ALİMEL GAYBİ VEŞ ŞEHADETİ

Gizli olanın ve bilinmeyenin Alimi ve bu gizliliğe şahitlik eden.

EBCEDİ: 1535

   Çok etkili ve derinliği olan bu zikir, spritüal güçler için büyük etkiler gösterir. Gecenin, karanlığın, gündüzün, ışığın ve aydınlığın sırrına nail olmak isteyenler için önemli bir zikirdir.

Güçlüyüm dediğiniz anlarda şükrünüz hep O’na olmalıdır. Kalp gözünü açan bu zikir; bilmeniz gerektiği kadar bilmeniz gerekeni size verir.

   İnsan görür de göremez. Duyar da duyamaz. İşte böyle arada bir hazinedir gayb. İnsan şerefli ve iradeli bir varlık olmasına rağmen, kendini keşfetmediği sürece hep sıradan kalır. İnsan acizdir. İnsan düşmeden kendisini tutanı göremez bazen. Bu terkibi zikredenlerin farkındalığı yüksek olur. Kendisini kimin tuttuğunu bilir.

   Göz ve kulak rahatsızlığı olanlar niyet ederek bu terkibi okuyabilir. Hem fiziki hem duyusal hem de manevi iyileşme gösterir.

   Allah, insanların fark edemediği, bilmediği ve idrak edemediği birçok şey yaratmıştır. Bu terkiple O’nun izin verdiği kadarını öğrenebilirsiniz.

   Her türlü kötülüklerden bu isimle korunabilirsiniz. Gaybı bilen ve O’na şahitlik eden Rabb, kullarına karşı Rahman’dır. Koruyucudur, esirgeyendir. Ömrü uzatıp, kısaltandır. Bereket verip, ayrıca daraltandır. Bu isimle Rabbinizden ilim isteyin ve bilgiye şahitlik edin.

   Astroloji merakı olanlar ve bu alanda ilerlemek isteyenler bu zikri kesinlikle vird edinmelidir. Gökyüzünün gizemini daha hızlı çözmenize vesile olur.

   Görünmez her varlık korktuğunuz şeyler değildir. Güzel enerjilerde vardır. Size rehber ve yoldaş olacak güzelliklerle vardır. Allah izin verdikçe onları hissedersiniz. Bunun için bu terkibi zikrederek böylesi bir izine nail olmak, yine onun izniyle mümkündür.

   Düşüncelerinizi kontrol etmeyi ve kontrol altında tutmanızı sağlayan bir enerji alanı oluşturur. Düşünceyi kontrol etmek, insanlığın en büyük sınavıdır. İnsan düşüncedir, çekimdir ve insan gerçekten hayal ettiğidir. İnsan; er ya da geç tüm inandığını kendine çeker. İnsanın kendini kontrol etmesi düşünceyi kontrol etmekten geçer. Her şeyi en iyi bilen Rabbin adıyla…

İbrahim Halil Çelik
Gökyüzünü Öpmek Mümkün 2
Ashab-ı Venüs Akademi

RABBİ LA TEZERNİ FERDEV VE ENTE HAYRUL VARİSÎN

Rabbim, beni yalnız bırakma! Sen, vârislerin en hayırlısısın.

   Enbiya 89.Ayet’te geçen bu zikir önemli ve tesirli bir duadır. İnsanlar yeryüzünde tek başına veya yalnız kalabilir. Lakin insan kimsesiz değildir. Tek başınalık bir seçimdir. Yalnızlık çoğu kez maruz kalmaktır. Lakin kimsesizlik diye bir tabir bulunmamaktadır. O yerlerin, göklerin ve onların arasındakilerin Rabbidir.

   Eğer inancın varsa, henüz dua edebiliyorsan kimsesiz olmadığını bildiğin için duaya yönelirsin. İşte bu zikir kişinin bu düzlemde yalnız hissetmemesi içindir. Kişinin yalnızlığı önce kendi içinde yenmesi gerektiğini anlatan ve o gücü veren zikirdir.

   Birçoğumuz az veya çok kez bununla sınanırız. Ya da bu duruma kendimizi biz sokarız. Birçok insan yalnızlıktan korkarken, yalnız kalmama adına mücadele verirken aslında büyük bir yalnızlık aşkı istediğinden habersizdir. Kalabalıklardan, eş olmaktan ve aileye karışmaktan birçok insan içsel olarak korkar. İşte bu yanlış yönetilen duyguları açığa çıkaran ve ne istediğinizi ve de ne istemeniz gerektiğini bilincinize öğreten tesirli bir zikirdir.

   Birçok çift ve birçok evlilik çocukları olsun isterken, içten içe bu durumdan kaçtıklarını çok sonra anlarlar. Biten evlilikler veya belli bir yaşa gelip çocuk sahibi olmaya cesaret edemeyenlerin zikridir.

   Hepimizin sevdiği ve yine hepimizin istemediği bir yalnızlık levhası vardır. Kimisi iş hayatında yalnız çalışmak ister. Kimisi ev-eş hayatında yalnız kalmak ister. Birçoğumuzun yalnızlık istediği yerler bile farklıdır. Doğru yalnızlık insanın en büyük şifasıdır. İşte sizlere doğru yalnızlığı nerede ve ne zamanda kullanmanız gerektiğini öğreten ve kolaylaştıran zikir budur.

   Bilinir ki bazı acılar yalnız aşılmak zorundadır. Acılarınıza yalnızlık yerine insan bastığınız zaman iyileşmiş olmazsınız. O acıyı yeni bir hatırlatmaya kadar uyuşturursunuz. Bazı ibadetler vardır kalabalıkolmalıdır. Bazısı var ki yalnız sen ve O olmalıdır. Medite olmayı, odaklanmayı ve seçebilmeyi doğru alışkanlık haline getirmek şifalı yalnızlıklarda bulunur.

   Çocuğu olmayan bir kimselerin okuması gereken zikirlerdendir. Sosyal hayatta pasif kalanların, sürekli kendini eve ve içine kapatanların, kendisini anlatacak ve anlayacak dost bulamayanların zikridir. Dost ararsan Veliyy olan Allah sana yeter. Lakin Allah’ın size gönderdiği dostların sayısını arttırmak isterseniz dilinize öğreteceğiniz zikir budur.

   Kendinize göre en güzel eşe, en güzel dosta, en güzel arkadaşa ve işlere denk gelmek isteyenlerin zikridir. Yolculuk insan ırkının belirlenmiş ilk kaderidir. Yol arkadaşı arayanların, kalbine veya aklına dost arayanların zikridir.

   Yalnızlık ve tek başınalık her zaman istikrarlı değildir. Aşk hayatınız zengindir. Lakin maddi konularda ne bir dost ne bir arkadaşınız vardır. Tam tersi de olabilir. Maddi gücünüz geniştir lakin dostunuz az, dostluğunuzu arzu edecek insanlar yörüngenizden uzakta kalabilir. Dostluk, sevgi, arkadaşlık ve yalnızlık hem isteme hem de denk gelme halidir. Zikir sizi en güzel denk gelişlere yönlendirir. Her zaman siz değil, güzel bir dost arayan da sizi bulabilir. Doğru yer, doğru zaman ve aslında öz olarak denk zaman.

   Allah var iken kimse kimsesiz değildir. Yalnızlık olur, tek başınalık olur lakin kimsesizlik siz kabul etmeseniz de insan üzerinde kabul edilen bir levha değildir.

İBRAHİM HALİL ÇELİK
GÖKYÜZÜNÜ ÖPMEK MÜMKÜN

VE ENNE ALEYHİN NEŞ’ETEL UHRA

Şüphesiz tekrar diriltmek de O´na aittir.

   Necm 47.Ayet’ te bulunan bu dua zikir şeklinde okunabilir. Zikir öğüt demektir. En büyük öğüt-zikir Kuran’dır. İnsan doğar, ölür, dirilir. Gerçek örgü budur. Lakin zikir kişiyi henüz dünya aleminde diri bir kalbe ve bilince ulaşmasına vesile olur.

   İnancını çabuk kaybedenlerin, kelimelerle ya da olaylarla demoralize olanların diri kalma ve uyanma zikridir. Bazı kelimeler yaşarken yaşamınızı alır. Hayatta kalırsınız ancak yaşamınız düşmüştür. Eğer kelimelerle ölüyorsanız, kelimelerle dirileceksiniz.

   Bu dua algınızı ve ilginizi diri tutacak olaylarla ve kişilerle karşılaşmanıza vesile olur. Yapamazsın, sen anlamazsın diyen güruhu çevrenizden defeder. Ruhunuzun zenginliği artık çehrenize yansır. Pasif kalmış bütün özelliklerinizi faydaya çevirirsiniz. Birçok levha faydanıza dönüşür. Hayatınıza içi dolu olan övgü ve kelimeler girer. Artık boş konuşan ve sizi boşluğa iten kişiler, kelimeler ve vesveseler etki etmez.

   Farkında olmadan birçok konuda ölüyüz. Diri olduğumuz konular odaklandığımız ve seçtiğimiz konulardır. Hatta çoğu zaman seçtiğimizde bile körlük yaşarız. Kendi hayatının ölüsü ve en körü gibi geziniriz. Zaten kalp gözünü açmayanlar bazı alemlerde ölüdür. Onların gözleri kör, kulakları sağırdır.

   Hayatınızda neyin eksikliğini çekiyorsanız o konu sizde ölü demektir. Değiştirmediğiniz bir döngü var ise orada aktif etmeniz gereken bilinç kalp gözüdür. Kimisi zenginlik aleminde ölüdür, kimisi huzur, kimisi muhabbet ve sevgi aleminde ölüdür. Dirilten O’dur.

   Acıyla büyümeyin, acıyı da büyütmeyin. Acı insanı büyütmez, insan acıyı büyütür. Henüz hayattayken bu kadar hüzün, bu kadar ümitsizlik insana yakışmaz. İmkânınız daralabilir. İmanınız ve inancınız neden daralır. İnsanın en büyük imkânı inancıdır. Tekrar dirilten O’dur.

   Yitirdiğiniz her şey adına bu zikri okuyun. Belirlenmiş vakte kadar ölmüşleriniz dirilmeyecektir. Lakin yitirdiğiniz özgüven, huzur ve kaybetmişlik hissi yerini olumlu levhalara bırakır.

   Zihniniz açık ve akışkan olur. Odağınız faydaya ve gelişime yönelir. Her daim sizi üzen ve demoralize eden kodları geriye atar. Önce düşünce dirilir sonra o düşünce ufkunuzu diriltir. Yaratan ve dirilten Allah’ın adıyla…

İBRAHİM HALİL ÇELİK
GÖKYÜZÜNÜ ÖPMEK MÜMKÜN

VE YESSİR Lİ EMRİ

İşimi bana kolaylaştır.

   Ta Ha 26.Ayet’te bulunun bu dua yaşamın en gerekli levhasını titreştirir. Kolaylık kıymetli üçlü levhadan birisidir. Diğerleri ise fayda ve rahatlık. Ancak kolaylık her iki cihanın merdivenidir. Kolay olmayan her şey insana çoğu kez tatlı gelir. Siz kolaylığı sevenlerden olun. Ki bu dua tıpkı Vehhab ve Basît esması gibi kolaylığı getiren zikirdir.

   İnsanın ilk işi yaşamaktır. İslamiyet’in ilk işi ise oku-tebliğ’dir. Yaşamı okumanın kolaylığı bu zikir ile hayatınıza akar. Kolaylık yeniye yer açar. İnsanın bir ömür mutlu kalması mümkün değil lakin bazı karşılaşmaların kolaylıkla geçmesi herkesin aslında özde ilk isteğidir.

   İnsan geçmiş dediği heybeye tüm yaşanmışlığı sığdıramaz. Akılda kalanlar belirgin olanlardır. Eğer ki acıdan besleniyorsanız zihniniz size her zaman zorluğun zikredildiği ve yaşandığı anları getirir. Veyahut mutluluk ile besleniyorsanız yine aynı şekilde zihninizin ilk başvurduğu yer kolaylıklar olacaktır. Bu dua sizin kolaylığı ve mutluluğu sevmenize vesile olacaktır.

   Bazı duygular yani levhalar diğer duyguların hem prangası hem de tacıdır. Mutluluk zor iş derseniz karşılaşmalar ağırlıkla böyle gerçekleşir. Çünkü zikriniz fikriniz olur. Bu değildir ki kolay olanlar hiç gelmeyecek. Onlarda gelir. Ancak siz kolaylığı görmezden geleceğiniz için mutluluğun hep zor gelen tarafından tutarsınız. Çünkü sizi doyuma ulaştıran yorucu insanlar ve yorucu duygulara odaklanırsınız.

   Renk körü olan birisine renkleri sunmak anlamsızdır. O yüzden zorluk ile gelen kolaylığı göremezsiniz. Görseniz de kolaylık size her zaman başarısız hissettirebilir. Zoru başarmak başarı değildir. Başarmak başarıdır. Her zorluğun arkasında iki kolaylık vardır. Lakin çoğumuz görmeyiz.

   Etrafınıza sizi kolay kabul eden, kolay seven insanlar biriktiği zaman onlardan kaçarsınız. Çünkü gönül sürünmeden yana. Algınız sizi yoran insanları daha çok önemsemenizden yana. Bu zikir kolaylığı size tatlı, zorluğu ise merdiven eyler. Zoru sevmeyin. Kolaylık Allah’tandır. Ne dinde ne de sistemde zorlama yoktur. Ve Allah’a hiçbir şey zor gelmez.

   İş hayatı, ilişkiler, aile ve diğer sosyal hayatta bizi bekleyen kolaylık ve zorluklar var. Eğer ki gönlünüzün kürsî’sine kolaylığı seçerseniz zorluklar görünmez olur. Nasıl ki kolaylık önceleri size görünmez oluyorsa zorluk da görünmez olur. Allah Hafî’dir. Bir süre sonra Allah’ın izniyle zorluk da sizi görmez.

   Sizi kolay sevenler, kolay kabul edenler kötülerden değil. Zorluğu her kim seçiyorsa kötü odur. Gönül her nedense sürünmek ister. Siz ömrünü süründüren değil, sürenlerden olun. Kolaylaştıran ve koruyan Allah’ın adıyla…

İBRAHİM HALİL ÇELİK
GÖKYÜZÜNÜ ÖPMEK MÜMKÜN

VUCUHUY YEVMEİZİN NADİRÂH, İLA RABBİHA NAZİRÂH

İzin verildiği o gün, kalbi, aklı ve imanı diri kalmış yüzler aydınlanır. Ve aydınlığın sahibi olan Rablerine bakabilme şerefinin en güzel ikram olduğunu anlarlar.

   Kıyâmet Sûresi 22 ve 23 sıralı olan bu ayetler, zikir olarak da okunur. Faziletleri, ebcedi gibi sonsuzdur. Bir müslümanın ve Allah’ın cennetine mazhar olanların en güzel ikramını anlatır.

   İki büyük ikram vardır. Birisi Allah’ın rızasını kazanmak, diğeri ise rızasını gösterme yüceliğini kullarına veren Rabbin o eşsiz ve doyumu sonsuz cemâline Basîr olmak. Ne de mutlak bir mutluluk bu.

   Bütün cihanların, kelimelerin, alemlerin ve kalplerin Rabbi olan Allah’ın huzurunda özü görmek yaratılmışların en büyük izin zaferidir.

   Bu zikri; o özel güne izin isteme, doğru yola girme ve kalbi diri tutma zikridir. Gizli bir tövbe, af dileme ve hidayet isteme zikridir. Allah’tan hidayet alan bir kimse, en güzel ihyayı ve hediyeyi almıştır kalb-i hizasına.

   Bu güçlü dua; konuyu sona getirmektir. Son ki, insanın imanının Nur Kürsî’sidir. Rabbine olan aşkını O’nun ayetleriyle, delilleriyle ifade etmektir. Kalbi diri olanın korkusu, aklı diri kalanın evhamı bitmiş olur.

   Okuyanlara vesvese denilen o virüslü hissiyat yakın durmaz. Ne bir ikilem ne bir şüphe ne de bir tedirginlik erişir. Diri kalmış olanlar ölü veya sağ fark etmeksizin görenlerdir. Kimisi sağ iken ölü, kimisi ise ölü iken diridir. Şehid esmasının yurdunda tavaf ederler. Onların makamı Şehid’lik makamıdır. Onların Selâm’ı aydınlık İslam’dır.

   Rüyayı, vizyonu, ilhamı ve ilmi en üst pencereden görme, anlama, nail olma ve okuyabilme gücüne sahip olurlar. Bu ol’ma O’nun izninden geçer. Bu sahiplik kalbi diri tutmaktan, akledebilmekten ve İslam olabilmekten geçer. O pek bağışlayıcıdır. Kimisine ilim bağışlar, kimisine kudret, kimisine cennet. Her şeyin sahibi O’dur.

   Ayağa kalkmanın zikridir. Sûre adı gibi uyanmanın en üst kelimesidir. Kelimeyi, kalbi ve aklı diri tutmak kolay değildir. Ancak Allah kullarına pek merhametlidir. Merhamet; hakkı hak edene vermektir. Bu yüzden kişinin bir ibadet emeği, iman ve ümit taşıyabilme gücü ve en önemlisi O’nun Hakk olduğuna güvenme emarelerini göstermesi gerekir. Yapması da gerekir. Yine de Allah Afüvv’dür.

   Bu zikrin büyük faziletlerini kelimelere indirmek yetersizdir. Sonsuz faziletlerinin içinde O’nun memurlarını görebilme, selam verebilme, O’ndan selam alabilme gibi eşsiz güzellikleri mevcuttur.

   Maddi ve manevi halleri güzel olup, buna rağmen kalbi yananların zikridir. Arayışını maddi ve manevi rahatlıkta bulamayanların zikridir. İnsan bazen ulaşır da doymaz. Tatmin eşiğini dünya halleri iyileştirmez. İşte doyumun en üst hali, O’nu görmeyi, o özel güne nail olmayı, rızasını alma ihsanını dile getirmek için büyük bir zikridir.

   Üst bilinç zikridir. Önce hazır olmayı, sonra da olmayı dilemek gerekir. Bilme hali bazen yetmez. Yetse idi ne işin olurdu bu dizelerde. Yetse idi hangi yol getirirdi seni buralara. Bilme hali, olma haline erişmeyene dek insan hep yalnızdır. İmanlı olmayı Kuran diliyle biliriz. Bilmek yetmez, olmak gerekir. Yine de büyük söz söylememek gerekir. Çünkü Allah her şeye yeter ve yetişir. O her yeri kuşatmıştır.

   Sana karanlık veya boşluk görünen yerler, O’nun hikmeti, ilmi, kudreti ve ihsanlarıyla kuşatılmıştır. Boşluk deme. Ne evren de ne de kâinatta boşluk yoktur. Karanlık, insan gözünün görmediği ya da izin verildiği kadarını gördüğü sınırdır. Sen karanlık dersin ki, o sınırımızın çizgisi. Oysaki Kadir olan Allah’ın kudretidir görmediklerin. Ya da görmeye izin anlamadıkların. Hazır ol, sonra ol. Ve mazhar ol. Olduktan sonra izin al, sonra karanlığı yanına al. Çünkü artık olmuşa izin almış bir kalp aydınlıktır.

   Kûn ve Nûn halini çıplak gözler görmez. O’nu ancak kalbi diri olanlar görür. Rabb’ine dön. O her türlü isteklerinden haberdardır. Hazır ol. Sonra ol. Bilme hali yetmez. Vekil olan Allah yeter. Hem Kûn’u görürsün hem de Nûn’u.

   Bu zikri okuyanların boşluktaki ya da adına boşluk dediği her anları korunur ve bereketlenir. İşaretleri okuyabilme, görünür vizyonları idrak edebilme ve görünmez kudreti ilham edebilme ilmine erişir. Erişmek için ol’mak gerekir. İstemek gerekir, bilmek yetmez. İnsan öleceğini de bilir. Bazıları olur, lakin birçoğu olmadan ölür. Rabbinize dönün. Çünkü döndürüleceksiniz.

İBRAHİM HALİL ÇELİK
GÖKYÜZÜNÜ ÖPMEK MÜMKÜN

LEHU MA FİS SEMAVATİ VE MA FİL ARD VE İNNELLAHE LEHUVEL EL ĞANİYYUL HAMÎD

Göklerde ve yerde ne varsa O´nundur. Hakikaten Allah, yalnız O zengindir, övgüye değerdir.

   Hac Sûresi’nin 64.Ayet’inde bulunan bu zenginlik zikri hem tesir hem de ruhun içindeki tılsım makamına yakındır. Zenginlik günümüzde artık bedensel ve soy olarak bir zümre sayılsa da bu yukarıda ruhsal bir zümre olarak belirlenmiştir.

   Yeryüzünde ruhsal zenginliğin bedensel zenginlik olmadığı yine yerde yaşayanlara ait bir düşüncedir. Bilakis ruhsal zenginler mutlaka bedensel yani maddi zenginliğe ulaşır. Paylaştığı için, gösteriş yapmadığı için yeryüzünde cimrilere kötü örnek olduğu için böyle yorumlanıp, böyle inandırılmıştır. Sizler inanmayınız. Bu zikir ruhsal olarak zenginliğe erişmek isteyenlerin besmeleden sonra başlama sözleridir.

   Göklerde ve yerde ne varsa zaten O’nundur. Ruhsal zenginliğe erişmiş birisine madde dayanamaz. Ayağına secde misali serilir. Allah’ın istediği manevî zenginliğe yüzünü çevren bir kimseye nimetler yüz çevirmez. Bilakis serilir. Zikri dilinize iliştirin.

   Atalarınızın, geçmişinizin zenginlikte ne olduğu pek önemli değildir. Siz neredesiniz ve ne yapmaktasınız bu belirleyicidir. Ümitsiz olmamak ve Allah’ın en zengin olduğuna inanmak kul için yeterlidir. Yerine yenisinin geleceğine inanmak yeterlidir. Kıtlık, yokluk ve darlık bilincini yok edecek bir zikirdir.

   Birçoğumuz yerine yenisinin geleceğine inanmaz. Allah’ta onların kalbini mühürler ve o kişiler cimrileşir. Malına, mülküne sımsıkı tutunurlar, zenginliğin tadına erişemezler yokluk bilinciyle sadece biriktirip dururlar. Ne Allah yolunda harcama ne de kendisi için bir faydalanma olur. Sonra hayırsız bir evlat bir ömür biriktirilmişi bir anda yok eder. Bu hikâye hep aynıdır. Aklını kullananlar için büyük ibrettir. Onların kullanma levhası kapatılır. Bu zikir hem birikimi güzelleştirir hem de kullanma levhasını sırayı bozmadan indirir.

   Okuyan ve idrak eden kişiye asıl zenginin ve zenginliğin ne olduğunu gösterir. İstikameti (zenginliği) put eylemeden ve istikametten de çıkmadan en güzel yola sevk eder.

   Bereket, bolluk ve zenginlik detayda farklı şeylerdir. Tıpkı darlık, yokluk ve kıtlık bilincinin farklı olması gibi. Ancak zikrin içerisinde hem Ganiyy hem de Hamid esmasının olması bu güzel üçlüyü yan yana getirir. Kimisinde bereket vardır bolluk yoktur, küçük kazanır ama bereketlidir. Kimisi bolluğu yaşar ama bu bolluk kalp genişliği, çevre genişliği olabilir. Ancak mülk genişliği olmaz. Kimisi ise bolluk içinde olur lakin zenginleşme olmaz. Kişi bolluğun içinde yokluğu yaşar. Halk dilinde parasıyla rezil olur.

   Hem halinizi hem de vaktinizi güzelleştirir. Bolluk size zenginliği istediğiniz her ayrıntıda gösterilir. Vaktin yerinde olması yani zamanın genişliği ve bereketi de çok kıymetlidir. Güzel olan şeyler sizin için genişler, sıkıntılı haller ve zamanlar zaman algısında sıkışır ve hemen geçer. İşte hali ve vakti yerinde olmak budur. Çünkü halk dilinde güzel zamanlar hızlı, darlık ve sıkıntılı zamanlar yavaş geçer. Bu zikir değiştirir.

   Nefesin genişliği ve bereketi, zamanın, maddiyatın, çevrenin ve övgünün çoğalmasına da vesile olan bir zikirdir.

   Şansı en çok yükselten ve davet enerjisini yükselten bir zikirdir. Ruhunuz tatmin eşiğine, bedeniniz ise güzel işlere her daim davet bulur. Kişinin rızkın geldiği yere sevk edilmesi manevî bir davettir. Kazandığınızın sizinle birlikte kazanması berekettir. Kazandığınızın getirdiği rahatlık bolluktur. Kazandığınızın size kullanma yetkisi, harcama yetkisi vermesi zenginliktir. En zengin olan ve övgüye layık olan Allah’ın adıyla…

İBRAHİM HALİL ÇELİK

GÖKYÜZÜNÜ ÖPMEK MÜMKÜN 2

2026 Takvimimiz Şimdi Stoklarda! Üstelik kısa süreliğine 3 kitap alımında ücretsiz.
Hemen Satıl Al!