İçeriğe geç Alt bilgiye atla

VUCUHUY YEVMEİZİN NADİRÂH, İLA RABBİHA NAZİRÂH

VUCUHUY YEVMEİZİN NADİRÂH, İLA RABBİHA NAZİRÂH

İzin verildiği o gün, kalbi, aklı ve imanı diri kalmış yüzler aydınlanır. Ve aydınlığın sahibi olan Rablerine bakabilme şerefinin en güzel ikram olduğunu anlarlar.

   Kıyâmet Sûresi 22 ve 23 sıralı olan bu ayetler, zikir olarak da okunur. Faziletleri, ebcedi gibi sonsuzdur. Bir müslümanın ve Allah’ın cennetine mazhar olanların en güzel ikramını anlatır.

   İki büyük ikram vardır. Birisi Allah’ın rızasını kazanmak, diğeri ise rızasını gösterme yüceliğini kullarına veren Rabbin o eşsiz ve doyumu sonsuz cemâline Basîr olmak. Ne de mutlak bir mutluluk bu.

   Bütün cihanların, kelimelerin, alemlerin ve kalplerin Rabbi olan Allah’ın huzurunda özü görmek yaratılmışların en büyük izin zaferidir.

   Bu zikri; o özel güne izin isteme, doğru yola girme ve kalbi diri tutma zikridir. Gizli bir tövbe, af dileme ve hidayet isteme zikridir. Allah’tan hidayet alan bir kimse, en güzel ihyayı ve hediyeyi almıştır kalb-i hizasına.

   Bu güçlü dua; konuyu sona getirmektir. Son ki, insanın imanının Nur Kürsî’sidir. Rabbine olan aşkını O’nun ayetleriyle, delilleriyle ifade etmektir. Kalbi diri olanın korkusu, aklı diri kalanın evhamı bitmiş olur.

   Okuyanlara vesvese denilen o virüslü hissiyat yakın durmaz. Ne bir ikilem ne bir şüphe ne de bir tedirginlik erişir. Diri kalmış olanlar ölü veya sağ fark etmeksizin görenlerdir. Kimisi sağ iken ölü, kimisi ise ölü iken diridir. Şehid esmasının yurdunda tavaf ederler. Onların makamı Şehid’lik makamıdır. Onların Selâm’ı aydınlık İslam’dır.

   Rüyayı, vizyonu, ilhamı ve ilmi en üst pencereden görme, anlama, nail olma ve okuyabilme gücüne sahip olurlar. Bu ol’ma O’nun izninden geçer. Bu sahiplik kalbi diri tutmaktan, akledebilmekten ve İslam olabilmekten geçer. O pek bağışlayıcıdır. Kimisine ilim bağışlar, kimisine kudret, kimisine cennet. Her şeyin sahibi O’dur.

   Ayağa kalkmanın zikridir. Sûre adı gibi uyanmanın en üst kelimesidir. Kelimeyi, kalbi ve aklı diri tutmak kolay değildir. Ancak Allah kullarına pek merhametlidir. Merhamet; hakkı hak edene vermektir. Bu yüzden kişinin bir ibadet emeği, iman ve ümit taşıyabilme gücü ve en önemlisi O’nun Hakk olduğuna güvenme emarelerini göstermesi gerekir. Yapması da gerekir. Yine de Allah Afüvv’dür.

   Bu zikrin büyük faziletlerini kelimelere indirmek yetersizdir. Sonsuz faziletlerinin içinde O’nun memurlarını görebilme, selam verebilme, O’ndan selam alabilme gibi eşsiz güzellikleri mevcuttur.

   Maddi ve manevi halleri güzel olup, buna rağmen kalbi yananların zikridir. Arayışını maddi ve manevi rahatlıkta bulamayanların zikridir. İnsan bazen ulaşır da doymaz. Tatmin eşiğini dünya halleri iyileştirmez. İşte doyumun en üst hali, O’nu görmeyi, o özel güne nail olmayı, rızasını alma ihsanını dile getirmek için büyük bir zikridir.

   Üst bilinç zikridir. Önce hazır olmayı, sonra da olmayı dilemek gerekir. Bilme hali bazen yetmez. Yetse idi ne işin olurdu bu dizelerde. Yetse idi hangi yol getirirdi seni buralara. Bilme hali, olma haline erişmeyene dek insan hep yalnızdır. İmanlı olmayı Kuran diliyle biliriz. Bilmek yetmez, olmak gerekir. Yine de büyük söz söylememek gerekir. Çünkü Allah her şeye yeter ve yetişir. O her yeri kuşatmıştır.

   Sana karanlık veya boşluk görünen yerler, O’nun hikmeti, ilmi, kudreti ve ihsanlarıyla kuşatılmıştır. Boşluk deme. Ne evren de ne de kâinatta boşluk yoktur. Karanlık, insan gözünün görmediği ya da izin verildiği kadarını gördüğü sınırdır. Sen karanlık dersin ki, o sınırımızın çizgisi. Oysaki Kadir olan Allah’ın kudretidir görmediklerin. Ya da görmeye izin anlamadıkların. Hazır ol, sonra ol. Ve mazhar ol. Olduktan sonra izin al, sonra karanlığı yanına al. Çünkü artık olmuşa izin almış bir kalp aydınlıktır.

   Kûn ve Nûn halini çıplak gözler görmez. O’nu ancak kalbi diri olanlar görür. Rabb’ine dön. O her türlü isteklerinden haberdardır. Hazır ol. Sonra ol. Bilme hali yetmez. Vekil olan Allah yeter. Hem Kûn’u görürsün hem de Nûn’u.

   Bu zikri okuyanların boşluktaki ya da adına boşluk dediği her anları korunur ve bereketlenir. İşaretleri okuyabilme, görünür vizyonları idrak edebilme ve görünmez kudreti ilham edebilme ilmine erişir. Erişmek için ol’mak gerekir. İstemek gerekir, bilmek yetmez. İnsan öleceğini de bilir. Bazıları olur, lakin birçoğu olmadan ölür. Rabbinize dönün. Çünkü döndürüleceksiniz.

İBRAHİM HALİL ÇELİK
GÖKYÜZÜNÜ ÖPMEK MÜMKÜN

Yorum bırakın

2026 Takvimimiz Şimdi Stoklarda! Üstelik kısa süreliğine 3 kitap alımında ücretsiz.
Hemen Satıl Al!