İçeriğe geç Alt bilgiye atla

ASTROLOJİ BAŞLANGIÇ

Astroloji başlangıç – Arzu Konar Yetiş

Astroloji ilminin oldukça eski bir tarihi vardır. MÖ. İkinci bin yıla dayandığı söylenir.

İnsanoğlu Gökyüzünü hep merak etmiştir. Gökyüzünde meydana gelen olayları, Güneş’i Ay’ı Yıldızları…

İnsanın Evreni ve doğayı keşfetmek, içinde yaşadığı Dünya’yı çözmek isteği Astrolojinin gelişmesinde büyük rol oynamıştır…

Astroloji dendiğinde genelde aklımıza burçlarımız gelir:) burcun ne? sorusunun cevabı elbette buradadır lakin doğum anımızda Güneş’in Ay’ın ve Gezegenlerin pozisyonları, birbirleri ile yaptıkları açılar, yükselenimizin hangi burçta bulunduğu gibi daha derin konuları da içine almaktadır.

Aynı Güneş burcuna sahip milyonlarca insanın hepsinin aynı fıtrata sahip olmamasını da böylece açıklayabiliriz.

Zodyak; içerisinde gezegen yörüngelerinin yer aldığı bir Gökyüzü çemberidir.

Feleğin çemberi diye tabir edilen “felek” Gökyüzü demektir ve gezegenler bu çemberde belli bir sistem dahilinde hareket ederler.

Dünya, Güneş etrafındaki turunu 1 yılda tamamlar. Ve Güneş Zodyak çemberindeki her burçta yaklaşık 30 gün kalır. Her bir günü 1 derece olarak düşünürsek 30 derecelik 12 burçtan ve bu burçların toplamında 360 derecelik bir çemberden bahsedebiliriz.

İnsanın ana rahminden Dünya ya geldiği ilk an’ı göz önünde bulundurarak çıkarılan Doğum Haritaları bu Dünyadaki temel motivasyonlarımızın, yönelimlerimizin, karakterimizin, davranış biçimlerimizin birer anahtarı niteliğindedir.

Amaçlarımızı, arzularımızı gerçekleştirebilmemiz için önümüze sunulan fırsatların farkına varmamızı sağlar.

Gökyüzünün ve Gezegenlerin bizimle hiçbir dertleri yoktur:))Olabilecek ihtimalleri göz önünde bulundurarak yolumuzu daha kolay yürümemiz için birer ışıktır onlar…

Öyleyse kısaca bizim için önemli olan şeylerin ne olduğunu, bizi neyin mutlu edip neyin motivasyonumuzu düşürdüğünü, hangi durumlarda neden ve nasıl öyle davrandığımızın cevaplarını bulabileceğimiz Astroloji dünyasına bir giriş yapalım…

Bir astroloji haritasını yatay ve dikey olarak dört eşit parçaya böldüğümüzde haritanın eksenlerini belirlemiş oluruz. Yatay çizginin bize göre solda kalan ucu yükseleni yani (Asc), sağda kalan ucu ise alçalanı yani (Dsc) gösterir. Yine yatay çizginin üstte kalan kısmı Güney Yarım Küreyi, altta kalan kısmı ise Kuzey Yarım Küreyi temsil eder.

Dikey olarak bir çizgi çizdiğimizde üstte kalan ucu Tepe noktasını yani (Mc), altta kalan ucu ise Ayak ucu noktasını yani (Ic) belirler. Yine dikey çizginin solda kalan kısmı Doğu Yarım Küreyi, sağda kalan kısmı ise Batı Yarım Küreyi temsil eder.
Böylelikle harita dört eşit parçaya bölünmüş olur ve bir harita iskeleti oluşmuş olur.
Peki neden önemlidir bu bölme işlemi ve bize neyi anlatır?
Ufuk çizgisinin iki eşit parçaya ayırdığı, çizginin altında ve üzerinde kalan kısımları daha rahat kavramak adına şöyle bir örnekleme yapabiliriz;
Kendinizi sırt üstü yere uzanmış hayal edin ve bedenimiz ufuk çizgisi olsun. Yukarıda kalan ve Güney Yarım Küreyi temsil eden yerde olan her şeyi gözlerimizle apaçık ve objektif bir biçimde görebiliriz. Lakin altta kalan kısım yani Kuzey Yarım Küreyi temsil eden yerde neler olup bittiğini görebilmemiz pek mümkün değildir. Var olduklarını kabul ettiğimiz lakin açıkça göremediğimiz, görmek için ekstra çaba sarfetmemiz gereken şeyler vardır orada…

İşte objektif olarak görebildiğimiz alan daha çok sosyal çevremiz, diğerleri ile paylaştıklarımız, dışa dönük bizi anlatırken,
Çaba sarf ederek görmeye çalıştığımız ve varlıklarını kabul ettiğimiz alan ise daha çok bize ait olan sorumluluklarımızın olduğu kişisel alanımızı temsil eder. Dolayısı ile ufuk çizgisi, bilinçli biz ile bilinç altımızı ayıran bir sınırdır diyebiliriz.

(Haritanın 4 bölümlü hali çizilmeli)

Bir kişinin haritasında gezegenlerin çoğu Güney Yarım Kürede yerleşmişse (7.ev~Asc) arasında toplum içinde aktif, ilgi alanları olan objektif, dışa dönük, tanınma şansı olan bir kişilik verebilir. Özellikle Güneş in yerleşimi ve iyi açıları ünlü olma ihtimalini destekler.

Bir kişinin haritasında gezegenlerin çoğu Kuzey Yarım Kürede yerleşmişse (Asc~7.ev) daha duygusal, içe dönük, çekingen, utangaç bir kişilik verebilir. Burası bilinç altının, kök ailenin vurgulandığı bölgedir.

Doğu Yarım Küre, kişinin benlik duygusunun aktif rol oynadığı yerdir. Bu yarı iç benliğimiz tarafından harekete geçirilen şeyleri temsil eder.

Bir kişinin haritasında gezegenlerin çoğu Doğu Yarım Kürede yerleşmişse (10.ev~4.ev); kendine güvenen, kendi isteklerini hayallerini gerçekleştirmek için gerekli gücün kendisinde olduğunu bilen, çareler arayan, bulan, hayatın kontrolünü kendi elinde tutan adeta bir başrol oyuncusu gibi hareket eden bir kişilik verir.

Batı Yarım Küre, kişinin dünyayı algılamasını ve deneyimlemesini ifade eden yerdir.

Bir kişinin haritasında gezegenlerin çoğu Batı Yarım Kürede yerleşmişse (4.ev~10.ev) kadere razı gelen, şartlara durumlara ayak uyduran, hayatın kendisi için bir şeyler hazırlamasını bekleyen kadersel etkilere kendisini teslim eden, tembel yapıda bir kişilik verir. Kurban rolünde olma eğilimleri olabilir…

Şimdi hemen hemen hepimizin merak ettiği ve yaşamın içinde sürekli bahsi geçen burçlardan biraz bahsedelim. Burçların genel özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak, burç yönetici gezegenlerini bilmek bizim kendimizi, içsel dünyamızı, hayata bakış açımızı, günlük motivasyonlarımızı ve davranış biçimlerini anlamamız açısından oldukça faydalı olacaktır…

Evreni oluşturan 4 ana madde; Ateş Toprak, Hava ve Su’dur.

Zodyak’ın 12 burcu da 4 elementten oluşmuştur

Burçları elementlerine göre gruplara ayırırsak;

*Ateş burçları: Koç, Aslan, Yay.

*Toprak burçları: Boğa, Başak, Oğlak.

*Hava burçları: İkizler, Terazi, Kova.

 *Su burçlar: Yengeç, Akrep, Balık.                                    

Burçlar ayrıca niteliklerine ve cinsiyetlerine göre de gruplara ayrılırlar.

Mevsimsel Zodyak’ta ilkbahar, Yaz, Sonbahar ve Kış mevsimlerini başlatan burçlar vardır.

Astroloji mevsimsel Zodyak’ı kabul eder çünkü gezegenlerin Güneş’e göre durumları izlendiğinden ve etkili olduğundan güvenilir bir rehberdir. Yıldızsal Zodyak başlangıcı kesin değildir fakat mevsimsel Zodyak’ın Güneş ile İlkbaharın başlangıç noktası 0 derece Koç tur ve bu nokta başlangıcı referans alınır.

Mevsim başlangıçları;

İlkbahar: 0 derece Koç

Yaz: 0 derece Yengeç

Sonbahar: 0 derece Terazi

Kış: 0 derece Oğlak

Dolayısıyla Koç Yengeç Terazi ve Oğlak burçları öncü burçlardır.

Başlayan mevsimi sabitleyen burçlar ise; artık o mevsimin tam olarak geldiğini, mevsimsel hava ve doğa koşullarının tam olarak oluştuğu zamanlardaki burçlardır. Onlar mevsimleri sabitlerler ve öncü burçlardan hemen sonra gelirler;

Sabit burçlar; Boğa, Aslan, Akrep, Kova

Mevsimler arası geçişlerde hava durumu ve doğa koşulları değişkenlik göstermeye başlar. Bir gün sıcak bir gün serin olabilir veya bir gün soğukken diğer bir gün hava ısınabilir.

İşte bu geçiş dönemlerini temsil eden burçlar Değişken burçlardır. Ardında bir mevsimi bırakırken önünde diğer bir mevsime hazırlık yaparlar…

Değişken burçlar: İkizler, Başak, Yay, Balık.

Ve son olarak burçları cinsiyetlerine göre eril ve dişil olarak gruplandırırsak;

Eril burçlar: Koç, İkizler, Aslan, Terazi, Yay, Kova.

Dişil burçlar: Boğa, Yengeç, Başak, Akrep, Oğlak, Balık.

ASTR.ARZU KONAR YETİŞ
ASHAB-I VENÜS AKADEMİ
ASTROLOJİ KİTABESİ

1 Yorum

  • Sena
    Yayımlandı 24/04/2025 de 16:31

    Elinize sağlık

Yorum bırakın